podoloji

Tıpta yeni alanlar ortaya çıkıyor. Podoloji bilimi de bunlardan biri. Ayak hastalıklarının tedavisi üzerine ortaya çıkan bu alan özellikle diyabet hastaları için çok önemli. Peki nedir bu podoloji?

Doktorlar; Podoloji bilimini Podoloji, podos (ayak) ve logos (bilim) kelimelerinin birleşmesinden meydana geldiğini söylüyor. Ayrıca ayak hastalıkları üzerine tedavi ve bakım hizmeti sunan bir sağlık alanı olduğunu vurguluyorlar.

Yavaş yavaş hastanelerde podoloji bölümlerinin artmaya başladığını biliyoruz.Hastaların biyomekanik sorunlar bakımından değerlendirilerek, aynı yetkin kişiler tarafından yardımcı araç ve ortezlerin üretilmesi; tanıya bağımlı ortez ve yardımcı araç kullanımının yerine, hastaya ve/veya hasta ayağına özel tedavi girişimlerinin gerçekleştirilmesi ile daha etkin tedavi olanağı sunulmaktadır. Çeşitli cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılan motor ve frezlerle, uygulanan yeni cilt bakım teknikleriyle, cilt hastalıklarının iyileşmesi hızlandırılmakta ve topikal ilaçların etkinliği arttırılmaktadır. Podoloji motoru ve frezler yardımıyla cerrahi tedaviye başvurulan major nasırlarda bile cerrahi girişime gerek duymadannasır rezeksiyonu gerçekleşmekte ve hastanın postoperatif dönemde geçireceği immobilizasyondan da korunması sağlanmaktadır. Tırnak hastalıklarının tedavisinde uygulanan tırnak teli, tırnak batmasında kalıcı sonuç elde edilen ve birçok hastayı cerrahi girişimden koruyan bir diğer podolojik tedavi yöntemidir. Böylelikle dünyada birçok ülkede gelişmiş olan Podoloji uygulamaları, Türkiye için de uluslararası standartlara uygun niteliklere sahip olmuş, başta diyabetik ayak bakımı ve korunma yöntemleri, ilgili hastaların koruyucu eğitimleri olmak üzere önemli bir eksikliğin giderilmesi sağlanmıştır. Ayrıca diyabetik ayak ülserlerinin tedavisinde pedogram ve podoscaner ile ileri analizler yapılarak off-loading (yara üzerindeki basıncın alınması) yönteminin uygulaması, yara tedavisinde de dünyada uzun yıllardır kullanılmakta olan bir tedavi yöntemini Türkiye’de rutin olarak uygulanır hale getirilmesine katkıda sağlamaktadır.

ortopedi

DİYABET HASTALARI İÇİN ÖNEMLİ

Doktorlar podolojinin diyabet hastalığı üzerindeki etkisine dikkat çekiyorlar. Diyabetli bireyler için Podoloji’nin önemi büyüktür. Diyabetik hastaların yaklaşık %25’inin yaşamlarının bir döneminde diyabetik ayak komplikasyonu gözlenir. Bunların %10-15’i cerrahi tedavi gerektirirken, bazı olgular ampütasyon ile sonuçlanabilir. Diyabetli hastalarda non-travmatik ampütasyonların en başta gelen nedeni diyabetik ayak yaralarıdır. Podoloji tedavi yöntemleri ile diyabetik ayak yaraları ve diyabete bağlı ampütasyonlar % 40-85 oranında önlenebilmektedir.

Podolog ve Çalışma Koşulları

Podolog, yara bakımı ve sağaltımında podolojik bakış açısını ve tedavi yöntemlerini uygulayan meslek elemanıdır. Ayak hastalıklarına neden olan faktörleri belirleyerek, tedavisini buna göre planlayan, uygulayan ve tekrarların önlenmesine yönelik koruyucu girişimleri hayata geçiren kişidir. Özel (hekime bağımlı olmadan) olarak veya uzman hekimle birlikte çalışan podolog, aynı zamanda ayak sağlığı bakımı ve koruma eğitimlerini yerine getirerek, bu alanlarda istihdam edebilir. Kamu kurumu dışında aynı zamanda özel olarak da kendi hizmetini sunma yetkisine sahiptir.
Bunlara ek olarak podolog; ayak sağlığı sorunlarına neden olan biyomekanik faktörleri tespit edebilir, uygun tedavi ve girişimleri belirleyerek uygulayabilir.

*Bu yazı Hürriyet Gazetesinden alıntıdır.

kislik_bot

Bir kere deri kışlık bot, Türkiye’den alınır. Haa, ben ille de marka olsun, Çin’de yapılması, suni deri olması, deri değil de tekstil olması sizin için önemli değil, ille de marka olsun diyorsanız o başka.

Ancak gerçekten kaliteli bir şey istiyorsanız ya 300-600 Euro verip İtalyan ayakkabısı giyeceksiniz ya da onlardan daha kaliteli ancak daha hesaplı olan Türk botunu giyeceksiniz, karar sizin.

columbia_bot

Çin’le başladık. Aslen Amerikan firması olan Columbia, genelde uzak doğuda üretim yapar. Tracking ayakkabılarıyla meşhur bu firmayı tavsiye ederim. Genelde ayakkabılarında yarma deri ve tekstil karışımı garni kullanır. Tabii tekstil dedikse çaput demedik. Gore-Tex denen bir firmanın malzemesini kullanırlar genelde. Gore-Tex, ayakkabıda kullanabileceğiniz en üst tekstil malzemesidir. Su geçirmeme özelliği vardır.

Avrupa’ya gelirsek, Janet&Janet çok bilinmemekle beraber, Avrupa Jet Sosyete genç kızlarının son gözdesidir. Kalıpları maskulen olmasına rağmen çok kibar ve asi duruşuyla benim de gönlümü fet etmeyi başarmıştır.

footcourt

Türkiye’ye gelince; dünyada sayılı kovboy çizme üreticilerinden olan, aynı zamanda erkek ve bayan kışlık botlarında, Rusya ve eski Rus Cumhuriyetleri’nde pazar lideri olan FootCourt’u sayabiliriz. Zaten eğer cümleye, “Rusya’da pazar lideri olan” diye başladıysak, dünya klasında bir firmadan bahsettiğimizi anlamışsınızdır. Birincisi Rusya dünyanın en sert kışlarının geçtiği bir ülkedir. Ayrıca Ruslar, gösterişi sever. Yani burada, kendini ispatlayan bir dünya firması için çok da yorum yapmamıza gerek yok sanırım.

Kislik Cizme

 

Sonuç olarak kışlık botlar deri olmalıdır. Deri olsun ki ayak hava alsın. Eğer Himaliya dağlarına tırmanmayacaksanız, bırakın ayakkabınız deri olsun ve ayak hava alsın. Tabii deri olunca fazla su ve ya karda gezerseniz, ayakkabınız su alabilir ancak çok fazla karla, suyla haşır neşir olmayacaksanız su geçirmez bot almanızı, günümüz teknolojisinde önermiyorum. Ayakkabı, bot su geçirmesin diye kullanılan malzemeler, ayağın hava almasını da büyük ölçüde etkilediği için ben genelde deri ayakkabıyı tercih ediyorum. Tabii bu benim görüşüm.

ayakkabidunyasi

Valla kırmızı olduğu sürece, ne giyerseniz giyin, tabii bu benim görüşüm. Bunun sebebi ise; yılbaşı denince akla Noel Baba gelir, Noel Baba denildiğinde de kırmızı.

flo

Tabii bu renk çok iddialıdır unutmadım ancak yılda bir defa da tüm gözleri üzerinizde toplamayı hak etmiyor musunuz Allah aşkına?

kemal_tanca

Bu sene platform moda değil ancak ben olsam platformlu ayakkabıları tercih eden birisini gördüğümde “Vayyy, hem kırmızı hem isyankar” derdim içimden :)

hotic

Tercih sizin…

 

shoes

Küresel ısınma moda dünyasını etkilemeye devam ediyor: Kıyafetlerimiz mevsimsiz, yani gününe göre giyilen kıyafetler olmaya başladı. Bu değişimin ayakkabı alanındaki en büyük göstergelerinden biri de kışın dahi rahatlıkla giyilen burnu açık  botlar.

Uçları açık ama kış koleksiyonuna dahil oldular

Ünlülerin ayaklarında da rastladığımız bilekte biten burnu açık seksi botları ve  botu andıran ayakkabıları  birçok mağazada bulabilirsiniz. Nine West’in bu  mor saten ayakkabıları gece davetleri için iyi bir alternatif. Tasarımcıları takip ediyorsanız Harvey Nichols’ta Givenchy, Roberto Cavalli, Michael Kors gibi isimlerin ürünleri satılıyor. Aldo bu kışı seksi ayakkabılara ayırmış. Deri ve süet kullanılan koleksiyonda öne çıkan renk siyah.
Steve Madden ise ünlü şarkıcı Gwen Stefani’nin markası L.A.M.B.’ in sarı botları ve üç farklı renkte üretilmiş Midory markalı burnu açık lame modelleriyle iddialı. Max Mara’nın platform topuklu açık ayakkabıları ise bu modayı takip etmek isteyip de ince topuklularla fazla süre ayakta kalamayanlar için uygun.

shoe

Kışın Açık ayakkabı giyerken dikkat etmeniz gerekenler:

Bu ayakkabılar araçtan indiğinizde gideceğiniz yere çok az bir mesafe kalacaksa giyilmeli. Yoksa ne kadar uğraşırsanız uğraşın parmaklarınızın kirlenmesine engel olamazsınız.
Seçeceğiniz külotlu çorabın burnunun dikişsiz olmasına özen gösterin.
Ayak tırnaklarınızı uzatmayın. Ne kadar sıklıkta pedikür yaptırıyor olursanız olun çorabı delecekmiş gibi duran tırnaklar güzel olmaz.
Ayakkabı ve botlarınızın yeterince dikkat çekmesini istiyorsanız onları kalem etekler, skinny jean’ler ya da sezonun modası yün elbiselerle kombinleyiniz.

*Bu yazı Milliyet Gazetesi’nden alıntıdır.

  1. Elbiseyle kombin edebilirsiniz:

kovboycizmesi

Amerikalıların en çok tercih ettiği kombin budur. Eğer elbiseniz resimdeki gibi desenli değil de düz ise, belinize kemer takmanızı tavsiye ederiz.

2. Dar kot pantolonla:

kovboy_cizmesi

Bu da İngilizlerde çok görülür. Vücudunuza güveniyorsanız, baldır ve bilekleriniz inceyse, bir de üzerinize güzel bir bluz uydurmuşsanız direk bu derim :)

3. Papatya düşesi tarzı:

footcourt

Jessica Simpson değilseniz ve Türkiye’deyseniz pek önermiyoruz bu tarzı. Yok yok bu kombini geçiyorum :)

4. Tozluk ya da Tayt ile kombin:

foot_court

Hah işte ne güzel, hanım hanımcık bir görüntü, tam bize göre. Free friday için sıradışı ancak elegant tarz. Eğer dikkat çekeyim diyorsanız, size parlak tayt ve tayt rengini patlatacak zıt ama düz renk kovboy çizmesi öneririz.

5. Kot ile eşleştirebilirsiniz:

Kovboybotu

Kot kumaş ve kovboy çizmesi, etle tırnak gibidir.

6. Ekose kumaşla kombin:

foot court

Ekose gömlek, güneş gözlüğü belki büyük tokalı bir kemer ve kovboy şapkasıyla tam bir film starı olmaya adaysınız.

7. Renklerden korkmayın:

kovboy_botu

 

Serape İspanyolcada renklendirilmiş şal demektir. Serape, altınızsa da sıra dışı renklerden bir kovboy çizmesiyle tüm gözler üzerinize çevrilir.

8. Gösterili motifler deneyin:

kovboycizme

Genelde kovboy ayakkabıları düz renkte gelse de, bu kombinde rengarenk olanları kullanmalısınız. Bırakın gökkuşağı siz olun. Sütünüz de altınız da rengarenk olsun.

9. Deri ceketle kombin:

kovboyayakkabisi

Genelde bayanla bu kombinasyonu pek tercih etmez. Bırakın saçlarınız açık kalsın, kendinizi rock star olarak hissedin. Güzel olacak merak etmeyin.

10. Kumaş altına:

kovboy_ayakkabisi

 

Tabii ki kovboy botunu kotun altına giymek gibisi yok ancak sıra dışı olun. Zaten kovboy ayakkabısı giyerek yeterince sıra dışısınız, daha neden çekiniyorsunuz?

 

 

 

ayak_kokusu

  1. Ayak kokusuna karşı alabileceğiniz en basit önlem, ayak hijyenini alışkanlık haline getirmek. Ayaklarınızı her gün, sabah akşam ılık suyla, antibakteriyel veya mantar önleyici sabun kullanarak yıkayın.
    Ardından, mantar oluşumunu engellemek için iyice kurulayın. Çünkü ayak mantarının en önemli sebeplerinden biri, ayakların yıkandıktan sonra yeterince kurulanmamasıdır.
  2. Sentetik ve naylon çoraplar yerine, yumuşak, pamuklu ve teri emebilme özelliği olan çorapları tercih edin. Gün sonunda çoraplarınızı değiştirmeyi de ihmal etmeyin.
  3. Aynı çift ayakkabıyı iki günden fazla giymemeye dikkat edin. Ayakkabınızı iki giyim arasında 24 saat süreyle havalandırın. Böylece kokunun ayakkabıya yerleşerek ayağınıza bulaşmasını önleyebilirsiniz
  4. Ayakkabı alırken, hava alan ya da havalanan bir malzemeden üretilmiş olanları tercih edin. Naylon veya sentetik malzeme kullanılarak üretilen ayakkabıları kullanmayın. Mümkünse gerçek deri gibi doğal malzemelerden üretilen ayakkabıları tercih edin.
  5. Ayaklarınıza ve ayakkabı içine antibakteriyel sprey veya koku önleyici pudra sıkın. Öncelikle akşam eve geldikten sonra ayakkabılarınızı balkon gibi hava alan bir ortamda birkaç saat havalandırın.
    Havalandırdıktan sonra iç ve ön kısımlarına doğru sprey veya pudrayı sıkın. Ardından ayakkabılarınızı dolabınıza yerleştirebilirsiniz
  6. Ayak parmak aralarınızı ve tabanlarınızı her banyodan sonra düzenli olarak kontrol edin.
    Ayak parmak aralarında soyulma, ayak tabanlarında pullanma, iğne ucu gibi su toplayan kabarcıklar ve koku gibi mantar enfeksiyonu belirtileri gözlemlendiğinizde bir dermatoloji uzmanına başvurun.
  7. Aşırı terleme de ayak kokusuna neden olan önemli bir faktör. Ayağınızda hiperhidrozis denilen aşırı terleme durumu varsa, tedavi olun ve terlemeyi azaltan kremler kullanın.
    Ayaklarda oluşan terleme sorunu günümüzde botoks uygulama, iyontoforez ve klipsli ETS gibi tedavi yöntemleriyle ortadan kaldırılabiliyor.
  8. Eğer ayaklarınız çok sık nemleniyorsa, kurutmak için tuzlu suyla yıkayabilirsiniz.
    Akşam eve geldikten sonra 4 bardak suya 4 çay kaşığı tuz ilave edin. Ardından bu karışımı bir leğene boşaltın ve ayaklarınızı 15 dakika bekletin. Temiz ve pamuklu bir havluyla iyice kurutup, çoraplarınızı giyin.
  9. Gün içinde çay içerken kullandığınız çay poşetlerini atmayın. Gün sonunda bir litre ılık suya dört-beş adet yeşil veya siyah çay poşetini bırakıp; bu suda ayaklarınızı bekletin.
    Ardından kurulayarak çoraplarınızı giyin. Düzenli uyguladığınızda ayak kokunuzun azaldığını fark edeceksiniz. İsterseniz yemek sodasından da faydalanabilirsiniz. Bir leğene ılık su koyun, içine 2 yemek kaşığı soda atın.
    Ayaklarınızı 15 dakika kadar içinde bekletin. Bu yöntemi 1 ay her akşam; sonrasında ise haftada 2 gün uygulayın.
  10. Ayak kokusunun giderilmesinde sirkede oldukça etkili oluyor. Sirkede yer alan asit , bakterilerin yaşaması için uygun olan ortamı ortadan kaldırıyor.
    Haftada bir uygulayabileceğiniz bu yöntem için leğeni 2 litre kadar ılık suyla doldurduktan sonra 2 su bardağı kadar sirke ilave edin.
    Ayaklarınızı bu karışımda 10-15 dakika bekletin. Ardından ayaklarınızı sabunla yıkayın ve iyice kurulayın. Bu yöntemi haftada bir uygulayabilirsiniz.
  11. Adaçayı yaprakları da kokuyu engelleyici özelliğe sahip. Bunun için adaçayı yapraklarını bir gece önceden kullanacağınız ayakkabınızın içine koyabilirsiniz.
  12. Sodyum bikarbonat, yani mutfaklarda kullandığımız karbonat, ayaklarıda koku yapan bakterileri yok ediyor ve pH seviyesini dengeliyor. Çoraplarınızı giymeden önce bir miktar karbonat dökebilirsiniz.

ayak kokusu

*Bu yazı CnnTurk’ten alıntıdır.

aloe

Aloe veranın iyileştirici gücünü hemen her sağlık sorununda görüyoruz. Aloe vera bitkisinin yaprağını kestikten sonra açığa çıkan jeli ayakkabının vurduğu yere uygulayabilirsiniz. Aloe vera anti enflamatuvar etki gösterir, kızarıklık ve şişkinliğe iyi gelir, yaranın hızlıca iyileşmesini sağlar ve cildi nemlendirir

 

elma

Bir diğer mucize elma sirkesinin de ayakkabı vurmasına iyi geldiği söylenmektedir. Su toplayan yeri elma sirkesine batırarak veya sirkeyi pamuk yardımıyla sürerek yaranın hızlıca iyileşmesini sağlayabilirsiniz. Özellikle su kabarcığı patladıktan sonra uygulandığında enfeksiyonu önler. Biraz acıtabileceğinden kabarcığın etrafına yavaşça uygulayabilirsiniz.

 

deo

Yeni aldığınız bir ayakkabıyı giymeden önce ayağınıza deodorant sıkarsanız ayakkabı ayağınızın etrafında rahatça hareket eder ve su toplamasını önler.

 

kremm

Çinko oksit içeren pişik kremlerinin enfeksiyona iyi geldiği ve yara olan yumuşak dokuyu kurutarak çabuk iyileşmesini sağladığı bilgisi yaygındır. Yara olan bölgeye az miktarda uygulayarak deneyebilirsiniz.

 

cay

Soğutulmuş siyah çay poşetlerini bölgeye uyguladığınızda şişkinliğini alır. Aynı şekilde yeşil çay da tercih edebilirsiniz.

macun1

Özellikle tarçın gibi ekstra tat içermeyen diş macunlarını deneyebilirsiniz.

yum

Yumurtanın ayakkabı vurmasına iyi geldiği söylenmektedir. İnce bir tabaka halinde sürerek deneyebilirsiniz.

 

urunlr

Çay ağacı bitkisinden elde edilen ürünlerin antibakteriyel özelliğe sahip olduğu bilinmektedir. Bu sayede pek çok kişide işe yarayabilir. Ancak ufak bir bölgede denemekte fayda var. zira bazı kişilerde tahrişe neden olabilir.

 

*Bu yazı CNNTURK’ten alıntıdır.

Moda dünyası şimdi de gözünü Amerika’nın batısına dikti. İşte bu sezon kovboyların peşinden gitmek için bilmeniz gerekenler:

footcourt_boots

Chanel’in dallas’ta düzenlediği 2015-16 sonbahara hazırlık defilesi, farklı markaların podyumlarında karşımıza çıkan kovboy şapkaları, ünlü tasarımcı ve modellerin Amerika’nın batısına yaptığı seyahatler… Moda dünyası, bu sonbahar western stilini tüller, elbiseler gibi romantik dokunuşların eşliğinde yeniden yorumlayarak dünyaya sunuyor. Eğer Calamity Jane gibi hem vahşi ve asi görünüp hem de feminenliğinizden ödün vermek istemiyorsanız bu sezon kesinlikle doğru zaman.

Kim bu Calamity Jane?
Kovboy modasından bahsetmişken gelmiş geçmiş en ünlü kadın kovboyu anmadan olmaz. Red Kit’te küfürbaz, huysuz ve lezzetsiz tatlılar yapan bir kadın olarak resmedilen Calamity Jane, aslında adının başına gelen “belalı” lakabından da anlaşılacağı üzere gelmiş geçmiş en ünlü kadın kovboylardan biri. Hakkında anlatılacak çok şey var ama biz asıl adı Martha Jane Cannary olan ve 1852’de Amerika’nın Missouri eyaletinde dünyaya gelen bu
ele avuca sığmaz kadının stilinin nasıl ikonikleştiğinden bahsedelim.

Maskülen stili rahatlığı
1870’te savaş gözcüsü olarak Arizona’ya giden ve o zamandan itibaren erkek gibi giyinmeye başlayan Jane, kadınların asla maskülen kıyafetler giymediği o dönemlerde kendini ancak böyle rahat hissettiğini
söyleyerek dikkat çekiyor. Tabii elinden düşürmediği içki şişesi ve kaba saba konuşması da cabası. Eğer Calamity Jane’in stilini örnek almak istiyorsanız kendisini beyazperdede canlandıran Doris Day’in aynı adlı filmde giydiklerine de göz atabilirsiniz.

Stil ipuçları

* Jean pantolon ve kovboy çizmesi ikilisi Vahşi Batı stilini yakalamanın en rahat yolu. Ama dikkat etmeniz gereken bir nokta var: Jean’iniz mutlaka çizmelerin üstünde durmalı.
* Kestirmeden buyrun: Üzerinize ne giyerseniz giyin, başınıza kovboy şapkası taktığınızda kovboy gibi görüneceksiniz.
* çiçek, puan, çizgi gibi desenlerin Vahşi Batı stilinde yeri yok. Ekosenin ise bolca var.
* Püsküller, kalın gümüş tokalı deri kemerler, bandanalar, biyeler ve tüyler. İyi bir kovboy olmanın yolu hızlı silah çekmekten değil, detaylardan geçiyor.

Alışveriş

Vahşi Batı’nın olmazsa olmazları

* Levi’s taki denim gömlek hem koyu rengi hem de bej detaylarıyla kovboy stilini yakalamak için ideal. Fiyatı 169.90 TL.
* İpekyol’daki yüksek bel, A kesim etek western stilini 12’den vuruyor. 229 TL.
* Teksas’a kadar gitmek şart değil. Kovboy botlarını moda ikonlarının radarına sokan tasarımcı Isabel Marant var. Süet botlar 370 avro.
* Juicy Couture şapka Red Kit’i bile kıskandıracak kadar şık. Fiyatı henüz belli değil.

footcourt

Kovboy çizmelerinin sırrı

Vahşi Batı stilinin en önemli parçası şüphesiz kovboy çizmeleridir. Kısa, kalın topuklu bu çizmelerin uçlarının nasıl sivrildiğiyle ilgili ise oldukça komik bir rivayet var: At binerken çizmelerinin üzengiden kolayca geçememesinden şikayet eden bir kovboy, ayakkabıcıya giderek çizmelerinin ucunu sivriltmesini istemiş… Eğer bir gün yolunuz Teksas’a düşerse, eyaletin en büyük kenti olan El Paso’daki Tony Lama mağazasında el yapımı gerçek kovboy çizmeleri bulabilirsiniz. Ya da Türkiye’de FootCourt…

 

1

Tırnaklarınızın üzerindeki lekelerden bu yöntemlerle kolayca ve etkili bir biçimde kurtulabilirsiniz:

 

2

 

Bebek diş fırçası ile beyazlatıcı etkiye sahip diş macununu tırnaklarınıza bastırmadan uygulayın. 1-2 dakika uyguladıktan sonra bol su ile durulayın. Düzenli olarak kullandığınızda tırnaklarınızın daha byaz göründüğünü fark edeceksiniz.

3

Yarım limonu bir paket karbonat ile karıştırıp macun haline getirin. Yumuşak bir diş fırçası ile tırnaklarınızı fırçalayın ve gerekirse tekrarlayın. Ancak tırnaklarınızın kenarında yaralar varsa dikkatli olun. Limon suyu canınızı acıtabilir.

4

Tırnak beyazlatıcı kalemler
Kozmetik firmaları kadınların bu sorununu görmezden gelmemiş ve tırnakları beyazlatan kalem veya jel gibi ürünler üretmiş. Eczaneden alıp deneyebilirsiniz.

5

Oksijenli su ve karbonat
Macun kıvamında bir karışım elde edene kadar iki maddeyi karıştırın. Tırnaklarınızın üzerini kaplayın ve 3 dakika beklettikten sonra durulayın.

6

Tırnak beyazlatıcı kalemler
Kozmetik firmaları kadınların bu sorununu görmezden gelmemiş ve tırnakları beyazlatan kalem veya jel gibi ürünler üretmiş. Eczaneden alıp deneyebilirsiniz.

ayaktaki-noktalar

Geçen ay Çin’deki bir fuara katılmak için Guangzhou eyaletine gittim. Orada ayak masajının çok meşhur olduğunu duydum ve yaptırdım. İyi ki yaptırmışım. Benim için çok güzel bir tecrübe oldu. Türkiye’ye dönünce de bunun sağlık açısından ne gibi faydaları olduğunu araştırayım dedim ve sizlerle paylaşıyorum:

Bizi taşıyan, bütün yükümüzü kaldıran ayaklarımızın çok önemli bir özelliği var. Vücudumuzdaki bütün organların bağlı olduğu sinirler ayak tabanında var. Bu noktalara düzenli olarak masaj yaptığınızda o noktaya bağlı organ harekete geçiriyor ve organ düzgün çalışıyor.

Uzun yıllar önce bu yöntem keşfedilmesine rağmen şimdi refleksoloji adı altında işleniyor. Refleksoloji, ayak tabanında vücudumuzun tüm organlarına, bölgelerine karşılık gelen refleks noktaların bulunduğuna işaret eder.
Refleksoloji zihinsel, ruhsal ve fiziksel anlamda bir rahatlama sağladığı gibi doğu felsefesine göre vücuttaki enerji akışını düzenleyen bir terapidir. Bütün organlarınız için bu uygulamayı yapabileceğiniz bu yöntemle, yürüyüş yapmanın ve koşmanın önemi daha çok ortaya çıkıyor.

*** Bir kısmı Sözcü Gazetesi’nden alıntıdır.