1

Geçen hafta Country Müzik Akademi Ödül törenleri düzenlendi. Bu ödül töreninde ise en fazla dikkatleri üzerinde toplayan kişi ise Katy Perry’di. Özellikle pembe kovboy çizmeleri ve mavi metalik giysileriyle gecenin en çok dikkat çeken yıldızı oldu.

2

2016 yılındayız ve hala kovboy çizmesi moda. Demek ki neymiş? Kovboy çizmesinin modası asla geçmezmiş. Neden? Çünkü kovboy çizmesi; özgürlüğü, bağımsızlığı ve farklılığı simgeler. Yaşlıyken bile “benim ruhum genç” mesajını verir. Kısacası “Hayat Doluyum” demenin başka bir yoludur.

3

Araştırmalar, Afrikalıların ayakkabı giymedikleri için daha sağlıklı ayaklara sahip olduğunu gösteriyor.

Ayakkabı giyerek spor yapmak sakatlanmalara davetiye çıkarıyor. Bu nedenle çıplak ayakla koşmanın daha sağlıklı olduğu belirtiliyor. Çıplak ayakla koşmak bacak eklemlerini korurken, spor ayakkabıyla koşmanın bacak eklemlerine ciddi zarar verdiği ortaya çıktı.

Çıplak ayakla koşu sırasında, topuk ile yer arasında ayakkabı tabanı olmadığı için, adım uzunluğu spor ayakkabıyla koşuya göre daha azdır ve ayağın yerle ilk teması sırasında ayak açısı normalden daha dardır.

DİZE YAPILAN BASKI ARTIYOR 

Yalın ayak koşudaki bu açısal avantajın, spor ayakkabıyla koşarken kaybolduğu, spor ayakkabıyla koşarken diz kapağına, diz ve ayak bileği eklemlerine binen yükün arttığı belirlenmiştir.

Bu olumsuz değişimler yüzünden ayak parmaklarına daha fazla yük binmekte, özellikle de ayak başparmağını diğer parmaklara doğru zorlayan kuvvette de belirgin bir artış meydana gelmektedir.

2

ÇIPLAK AYAKLA KOŞMAK DAHA ÜSTÜN

Bu biyomekanik çalışmalar ışığında üretilen hafif (ayakkabının ağırlığı azaltılmış ve topuk yüksekliği ortalama 6mm) ve minimalist (topuk yüksekliği 4 mm civarında) spor ayakkabıları da ne yazık ki çıplak ayakla koşunun üstünlüğünü yenememiştir.

Teknolojiyle süslenen bu modern ve artistik spor ayakkabılar milimetrik bile olsa sahip oldukları topuk yükseklikleri nedeniyle yaralanmalara davetiye çıkarmaya, tüm bacak eklemlerini, özellikle kıkırdak ve menisküs gibi eklem içi yapılarını zorlamaya devam etmektedir.

1

AFRİKALILARIN AVANTAJI

Ayakkabı giymeyen Afrikalıların en iyi ayak mekaniğine sahip olduklarını belirten Doç.Dr. Defne Kaya, sağlıklı ayaklar için şu tavsiyelerde bulundu:

“Gün içinde ayağınızın ayakkabı içinde geçen süresini azaltın. Evde terlik ya da ayakkabı kullanmayın. Spor ve egzersizi çıplak ayakla yapın. Koşu bandı dâhil tüm yüzeylerde çıplak ayakla koşun. Bu durum sizi yaralanmalardan korur.”

*Bu yazı Sözcü Gazetesinden alıntıdır.

 

Ayakkabı
İki ayağınız arasında numara farkı ‘Fil Bacak’ yani ‘Lenfödem’ hastası olabilirsiniz

Doğuştan olabileceği gibi böcek ısırması sonucu bile oluşabilen lenfödem sorunu, ayaklarda numara farkından da anlaşılabiliyor. Konuyla ilgili olarak Okmeydanı Damar Merkezi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Cafer Abbasoğlu önemli bilgiler verdi.

Ciddi bir dolaşım bozukluğu rahatsızlığı olmasına rağmen çok fazla dikkate alınmayan ‘Lenfödem’ hastalığı ileri safhalarda bacakların fil bacağı gibi kalın görünmesine neden olduğu için ‘Fil Bacak’ hastalığı olarak adlandırılıyor. Abbasoğlu lenf sisteminin çok ince damarlar ve aralarındaki lenf bezlerinden oluştuğunu, bu bezlerde meydana gelen hasar sonucunda sıvıların dokuda birikmesiyle kol ya da bacakta oluşan şişmelerin bir süre sonra işlevsel bozukluklara yol açarak lenfödem hastalığına neden olduğunu söyledi.

SİNSİ İLERLEYEN BİR HASTALIK

Dr. Cafer Abbasoğlu, lenfödem rahatsızlığının doğuştan veya daha sonra bilinmeyen sebeplerden başlayabileceği gibi trafik kazası, ayak burkulması, kas ezilmesi, aşırı terleme, böcek ve zehirli hayvan sokmaları, kasık ameliyatları, kadın doğum, meme cerrahisi veya karın içi operasyonlar sonrası da ortaya çıkabileceğini ifade etti. Abbasoğlu, hastalığın en önemli belirtilerinin başında özellikle iki ayak numarası arasında oluşan farklılık, giysi, saat, bilezik, yüzük, ayakkabı, çorap gibi eşyaların dar gelmesi olarak sıraladı.

MEME KANSERİ DE SEBEP OLABİLİR

Meme kanserinin lenf yolları ile yayılmasını engellemek için lenf bezleri alındığında lenf sıvısı kolda birikerek şişmeye yol açar ve lenf ödem oluşur. Hastalar saçını taramak, banyo yapmak gibi basit günlük işlerini bile kendisi yapmakta zorlanır hale gelir. Hem kolda hem de bacakta oluşan Lenfödem tedavisinde lazer kullanımı en etkili ve en kalıcı tedavi yöntemidir. Günümüzde lenfödem hastalığının en önemli tedavisinin lazer tedavisi olduğunu ifade eden Dr. Abbasoğlu, “Akut ve kronik lenfödemde uygulanan en etkili tedavi yöntemi düşük dozda lazer tedavisidir. Bu yöntemi uyguladığımız hastalarımız yaklaşık 10 uygulamadan sonra tedaviye cevap vererek iyileşme göstermektedirler” dedi.

TEDAVİSİ LAZERLE…

Dr. Abbasoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Lenfödemin derecesi, bulunduğu organ ve lenfödemin oluşma nedeni tespit edildikten sonra uzman hekimin belirleyeceği lazer dalga boyunun damara serum gibi verilmesiyle kılcal damarlar 4- 5 kat daha genişler kısa sürede şişlik azalmaya ve hastalık gerilemeye başlar.’

Dr. Cafer Abbasoğlu, düşük enerjili laser tedavisinin bandaj ve prosseterapi tedavisinin yanında son yıllarda tüm dünyada uygulanan en önemli, ve çok tercih edilen tedavi yöntemi olduğunu da vurguladı.

*Bu yazı Sözcü Gazetesi’nden alıntıdır.

podoloji

Tıpta yeni alanlar ortaya çıkıyor. Podoloji bilimi de bunlardan biri. Ayak hastalıklarının tedavisi üzerine ortaya çıkan bu alan özellikle diyabet hastaları için çok önemli. Peki nedir bu podoloji?

Doktorlar; Podoloji bilimini Podoloji, podos (ayak) ve logos (bilim) kelimelerinin birleşmesinden meydana geldiğini söylüyor. Ayrıca ayak hastalıkları üzerine tedavi ve bakım hizmeti sunan bir sağlık alanı olduğunu vurguluyorlar.

Yavaş yavaş hastanelerde podoloji bölümlerinin artmaya başladığını biliyoruz.Hastaların biyomekanik sorunlar bakımından değerlendirilerek, aynı yetkin kişiler tarafından yardımcı araç ve ortezlerin üretilmesi; tanıya bağımlı ortez ve yardımcı araç kullanımının yerine, hastaya ve/veya hasta ayağına özel tedavi girişimlerinin gerçekleştirilmesi ile daha etkin tedavi olanağı sunulmaktadır. Çeşitli cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılan motor ve frezlerle, uygulanan yeni cilt bakım teknikleriyle, cilt hastalıklarının iyileşmesi hızlandırılmakta ve topikal ilaçların etkinliği arttırılmaktadır. Podoloji motoru ve frezler yardımıyla cerrahi tedaviye başvurulan major nasırlarda bile cerrahi girişime gerek duymadannasır rezeksiyonu gerçekleşmekte ve hastanın postoperatif dönemde geçireceği immobilizasyondan da korunması sağlanmaktadır. Tırnak hastalıklarının tedavisinde uygulanan tırnak teli, tırnak batmasında kalıcı sonuç elde edilen ve birçok hastayı cerrahi girişimden koruyan bir diğer podolojik tedavi yöntemidir. Böylelikle dünyada birçok ülkede gelişmiş olan Podoloji uygulamaları, Türkiye için de uluslararası standartlara uygun niteliklere sahip olmuş, başta diyabetik ayak bakımı ve korunma yöntemleri, ilgili hastaların koruyucu eğitimleri olmak üzere önemli bir eksikliğin giderilmesi sağlanmıştır. Ayrıca diyabetik ayak ülserlerinin tedavisinde pedogram ve podoscaner ile ileri analizler yapılarak off-loading (yara üzerindeki basıncın alınması) yönteminin uygulaması, yara tedavisinde de dünyada uzun yıllardır kullanılmakta olan bir tedavi yöntemini Türkiye’de rutin olarak uygulanır hale getirilmesine katkıda sağlamaktadır.

ortopedi

DİYABET HASTALARI İÇİN ÖNEMLİ

Doktorlar podolojinin diyabet hastalığı üzerindeki etkisine dikkat çekiyorlar. Diyabetli bireyler için Podoloji’nin önemi büyüktür. Diyabetik hastaların yaklaşık %25’inin yaşamlarının bir döneminde diyabetik ayak komplikasyonu gözlenir. Bunların %10-15’i cerrahi tedavi gerektirirken, bazı olgular ampütasyon ile sonuçlanabilir. Diyabetli hastalarda non-travmatik ampütasyonların en başta gelen nedeni diyabetik ayak yaralarıdır. Podoloji tedavi yöntemleri ile diyabetik ayak yaraları ve diyabete bağlı ampütasyonlar % 40-85 oranında önlenebilmektedir.

Podolog ve Çalışma Koşulları

Podolog, yara bakımı ve sağaltımında podolojik bakış açısını ve tedavi yöntemlerini uygulayan meslek elemanıdır. Ayak hastalıklarına neden olan faktörleri belirleyerek, tedavisini buna göre planlayan, uygulayan ve tekrarların önlenmesine yönelik koruyucu girişimleri hayata geçiren kişidir. Özel (hekime bağımlı olmadan) olarak veya uzman hekimle birlikte çalışan podolog, aynı zamanda ayak sağlığı bakımı ve koruma eğitimlerini yerine getirerek, bu alanlarda istihdam edebilir. Kamu kurumu dışında aynı zamanda özel olarak da kendi hizmetini sunma yetkisine sahiptir.
Bunlara ek olarak podolog; ayak sağlığı sorunlarına neden olan biyomekanik faktörleri tespit edebilir, uygun tedavi ve girişimleri belirleyerek uygulayabilir.

*Bu yazı Hürriyet Gazetesinden alıntıdır.

kislik_bot

Bir kere deri kışlık bot, Türkiye’den alınır. Haa, ben ille de marka olsun, Çin’de yapılması, suni deri olması, deri değil de tekstil olması sizin için önemli değil, ille de marka olsun diyorsanız o başka.

Ancak gerçekten kaliteli bir şey istiyorsanız ya 300-600 Euro verip İtalyan ayakkabısı giyeceksiniz ya da onlardan daha kaliteli ancak daha hesaplı olan Türk botunu giyeceksiniz, karar sizin.

columbia_bot

Çin’le başladık. Aslen Amerikan firması olan Columbia, genelde uzak doğuda üretim yapar. Tracking ayakkabılarıyla meşhur bu firmayı tavsiye ederim. Genelde ayakkabılarında yarma deri ve tekstil karışımı garni kullanır. Tabii tekstil dedikse çaput demedik. Gore-Tex denen bir firmanın malzemesini kullanırlar genelde. Gore-Tex, ayakkabıda kullanabileceğiniz en üst tekstil malzemesidir. Su geçirmeme özelliği vardır.

Avrupa’ya gelirsek, Janet&Janet çok bilinmemekle beraber, Avrupa Jet Sosyete genç kızlarının son gözdesidir. Kalıpları maskulen olmasına rağmen çok kibar ve asi duruşuyla benim de gönlümü fet etmeyi başarmıştır.

footcourt

Türkiye’ye gelince; dünyada sayılı kovboy çizme üreticilerinden olan, aynı zamanda erkek ve bayan kışlık botlarında, Rusya ve eski Rus Cumhuriyetleri’nde pazar lideri olan FootCourt’u sayabiliriz. Zaten eğer cümleye, “Rusya’da pazar lideri olan” diye başladıysak, dünya klasında bir firmadan bahsettiğimizi anlamışsınızdır. Birincisi Rusya dünyanın en sert kışlarının geçtiği bir ülkedir. Ayrıca Ruslar, gösterişi sever. Yani burada, kendini ispatlayan bir dünya firması için çok da yorum yapmamıza gerek yok sanırım.

Kislik Cizme

 

Sonuç olarak kışlık botlar deri olmalıdır. Deri olsun ki ayak hava alsın. Eğer Himaliya dağlarına tırmanmayacaksanız, bırakın ayakkabınız deri olsun ve ayak hava alsın. Tabii deri olunca fazla su ve ya karda gezerseniz, ayakkabınız su alabilir ancak çok fazla karla, suyla haşır neşir olmayacaksanız su geçirmez bot almanızı, günümüz teknolojisinde önermiyorum. Ayakkabı, bot su geçirmesin diye kullanılan malzemeler, ayağın hava almasını da büyük ölçüde etkilediği için ben genelde deri ayakkabıyı tercih ediyorum. Tabii bu benim görüşüm.

ayakkabidunyasi

Valla kırmızı olduğu sürece, ne giyerseniz giyin, tabii bu benim görüşüm. Bunun sebebi ise; yılbaşı denince akla Noel Baba gelir, Noel Baba denildiğinde de kırmızı.

flo

Tabii bu renk çok iddialıdır unutmadım ancak yılda bir defa da tüm gözleri üzerinizde toplamayı hak etmiyor musunuz Allah aşkına?

kemal_tanca

Bu sene platform moda değil ancak ben olsam platformlu ayakkabıları tercih eden birisini gördüğümde “Vayyy, hem kırmızı hem isyankar” derdim içimden :)

hotic

Tercih sizin…

 

shoes

Küresel ısınma moda dünyasını etkilemeye devam ediyor: Kıyafetlerimiz mevsimsiz, yani gününe göre giyilen kıyafetler olmaya başladı. Bu değişimin ayakkabı alanındaki en büyük göstergelerinden biri de kışın dahi rahatlıkla giyilen burnu açık  botlar.

Uçları açık ama kış koleksiyonuna dahil oldular

Ünlülerin ayaklarında da rastladığımız bilekte biten burnu açık seksi botları ve  botu andıran ayakkabıları  birçok mağazada bulabilirsiniz. Nine West’in bu  mor saten ayakkabıları gece davetleri için iyi bir alternatif. Tasarımcıları takip ediyorsanız Harvey Nichols’ta Givenchy, Roberto Cavalli, Michael Kors gibi isimlerin ürünleri satılıyor. Aldo bu kışı seksi ayakkabılara ayırmış. Deri ve süet kullanılan koleksiyonda öne çıkan renk siyah.
Steve Madden ise ünlü şarkıcı Gwen Stefani’nin markası L.A.M.B.’ in sarı botları ve üç farklı renkte üretilmiş Midory markalı burnu açık lame modelleriyle iddialı. Max Mara’nın platform topuklu açık ayakkabıları ise bu modayı takip etmek isteyip de ince topuklularla fazla süre ayakta kalamayanlar için uygun.

shoe

Kışın Açık ayakkabı giyerken dikkat etmeniz gerekenler:

Bu ayakkabılar araçtan indiğinizde gideceğiniz yere çok az bir mesafe kalacaksa giyilmeli. Yoksa ne kadar uğraşırsanız uğraşın parmaklarınızın kirlenmesine engel olamazsınız.
Seçeceğiniz külotlu çorabın burnunun dikişsiz olmasına özen gösterin.
Ayak tırnaklarınızı uzatmayın. Ne kadar sıklıkta pedikür yaptırıyor olursanız olun çorabı delecekmiş gibi duran tırnaklar güzel olmaz.
Ayakkabı ve botlarınızın yeterince dikkat çekmesini istiyorsanız onları kalem etekler, skinny jean’ler ya da sezonun modası yün elbiselerle kombinleyiniz.

*Bu yazı Milliyet Gazetesi’nden alıntıdır.

  1. Elbiseyle kombin edebilirsiniz:

kovboycizmesi

Amerikalıların en çok tercih ettiği kombin budur. Eğer elbiseniz resimdeki gibi desenli değil de düz ise, belinize kemer takmanızı tavsiye ederiz.

2. Dar kot pantolonla:

kovboy_cizmesi

Bu da İngilizlerde çok görülür. Vücudunuza güveniyorsanız, baldır ve bilekleriniz inceyse, bir de üzerinize güzel bir bluz uydurmuşsanız direk bu derim :)

3. Papatya düşesi tarzı:

footcourt

Jessica Simpson değilseniz ve Türkiye’deyseniz pek önermiyoruz bu tarzı. Yok yok bu kombini geçiyorum :)

4. Tozluk ya da Tayt ile kombin:

foot_court

Hah işte ne güzel, hanım hanımcık bir görüntü, tam bize göre. Free friday için sıradışı ancak elegant tarz. Eğer dikkat çekeyim diyorsanız, size parlak tayt ve tayt rengini patlatacak zıt ama düz renk kovboy çizmesi öneririz.

5. Kot ile eşleştirebilirsiniz:

Kovboybotu

Kot kumaş ve kovboy çizmesi, etle tırnak gibidir.

6. Ekose kumaşla kombin:

foot court

Ekose gömlek, güneş gözlüğü belki büyük tokalı bir kemer ve kovboy şapkasıyla tam bir film starı olmaya adaysınız.

7. Renklerden korkmayın:

kovboy_botu

 

Serape İspanyolcada renklendirilmiş şal demektir. Serape, altınızsa da sıra dışı renklerden bir kovboy çizmesiyle tüm gözler üzerinize çevrilir.

8. Gösterili motifler deneyin:

kovboycizme

Genelde kovboy ayakkabıları düz renkte gelse de, bu kombinde rengarenk olanları kullanmalısınız. Bırakın gökkuşağı siz olun. Sütünüz de altınız da rengarenk olsun.

9. Deri ceketle kombin:

kovboyayakkabisi

Genelde bayanla bu kombinasyonu pek tercih etmez. Bırakın saçlarınız açık kalsın, kendinizi rock star olarak hissedin. Güzel olacak merak etmeyin.

10. Kumaş altına:

kovboy_ayakkabisi

 

Tabii ki kovboy botunu kotun altına giymek gibisi yok ancak sıra dışı olun. Zaten kovboy ayakkabısı giyerek yeterince sıra dışısınız, daha neden çekiniyorsunuz?

 

 

 

ayak_kokusu

  1. Ayak kokusuna karşı alabileceğiniz en basit önlem, ayak hijyenini alışkanlık haline getirmek. Ayaklarınızı her gün, sabah akşam ılık suyla, antibakteriyel veya mantar önleyici sabun kullanarak yıkayın.
    Ardından, mantar oluşumunu engellemek için iyice kurulayın. Çünkü ayak mantarının en önemli sebeplerinden biri, ayakların yıkandıktan sonra yeterince kurulanmamasıdır.
  2. Sentetik ve naylon çoraplar yerine, yumuşak, pamuklu ve teri emebilme özelliği olan çorapları tercih edin. Gün sonunda çoraplarınızı değiştirmeyi de ihmal etmeyin.
  3. Aynı çift ayakkabıyı iki günden fazla giymemeye dikkat edin. Ayakkabınızı iki giyim arasında 24 saat süreyle havalandırın. Böylece kokunun ayakkabıya yerleşerek ayağınıza bulaşmasını önleyebilirsiniz
  4. Ayakkabı alırken, hava alan ya da havalanan bir malzemeden üretilmiş olanları tercih edin. Naylon veya sentetik malzeme kullanılarak üretilen ayakkabıları kullanmayın. Mümkünse gerçek deri gibi doğal malzemelerden üretilen ayakkabıları tercih edin.
  5. Ayaklarınıza ve ayakkabı içine antibakteriyel sprey veya koku önleyici pudra sıkın. Öncelikle akşam eve geldikten sonra ayakkabılarınızı balkon gibi hava alan bir ortamda birkaç saat havalandırın.
    Havalandırdıktan sonra iç ve ön kısımlarına doğru sprey veya pudrayı sıkın. Ardından ayakkabılarınızı dolabınıza yerleştirebilirsiniz
  6. Ayak parmak aralarınızı ve tabanlarınızı her banyodan sonra düzenli olarak kontrol edin.
    Ayak parmak aralarında soyulma, ayak tabanlarında pullanma, iğne ucu gibi su toplayan kabarcıklar ve koku gibi mantar enfeksiyonu belirtileri gözlemlendiğinizde bir dermatoloji uzmanına başvurun.
  7. Aşırı terleme de ayak kokusuna neden olan önemli bir faktör. Ayağınızda hiperhidrozis denilen aşırı terleme durumu varsa, tedavi olun ve terlemeyi azaltan kremler kullanın.
    Ayaklarda oluşan terleme sorunu günümüzde botoks uygulama, iyontoforez ve klipsli ETS gibi tedavi yöntemleriyle ortadan kaldırılabiliyor.
  8. Eğer ayaklarınız çok sık nemleniyorsa, kurutmak için tuzlu suyla yıkayabilirsiniz.
    Akşam eve geldikten sonra 4 bardak suya 4 çay kaşığı tuz ilave edin. Ardından bu karışımı bir leğene boşaltın ve ayaklarınızı 15 dakika bekletin. Temiz ve pamuklu bir havluyla iyice kurutup, çoraplarınızı giyin.
  9. Gün içinde çay içerken kullandığınız çay poşetlerini atmayın. Gün sonunda bir litre ılık suya dört-beş adet yeşil veya siyah çay poşetini bırakıp; bu suda ayaklarınızı bekletin.
    Ardından kurulayarak çoraplarınızı giyin. Düzenli uyguladığınızda ayak kokunuzun azaldığını fark edeceksiniz. İsterseniz yemek sodasından da faydalanabilirsiniz. Bir leğene ılık su koyun, içine 2 yemek kaşığı soda atın.
    Ayaklarınızı 15 dakika kadar içinde bekletin. Bu yöntemi 1 ay her akşam; sonrasında ise haftada 2 gün uygulayın.
  10. Ayak kokusunun giderilmesinde sirkede oldukça etkili oluyor. Sirkede yer alan asit , bakterilerin yaşaması için uygun olan ortamı ortadan kaldırıyor.
    Haftada bir uygulayabileceğiniz bu yöntem için leğeni 2 litre kadar ılık suyla doldurduktan sonra 2 su bardağı kadar sirke ilave edin.
    Ayaklarınızı bu karışımda 10-15 dakika bekletin. Ardından ayaklarınızı sabunla yıkayın ve iyice kurulayın. Bu yöntemi haftada bir uygulayabilirsiniz.
  11. Adaçayı yaprakları da kokuyu engelleyici özelliğe sahip. Bunun için adaçayı yapraklarını bir gece önceden kullanacağınız ayakkabınızın içine koyabilirsiniz.
  12. Sodyum bikarbonat, yani mutfaklarda kullandığımız karbonat, ayaklarıda koku yapan bakterileri yok ediyor ve pH seviyesini dengeliyor. Çoraplarınızı giymeden önce bir miktar karbonat dökebilirsiniz.

ayak kokusu

*Bu yazı CnnTurk’ten alıntıdır.

aloe

Aloe veranın iyileştirici gücünü hemen her sağlık sorununda görüyoruz. Aloe vera bitkisinin yaprağını kestikten sonra açığa çıkan jeli ayakkabının vurduğu yere uygulayabilirsiniz. Aloe vera anti enflamatuvar etki gösterir, kızarıklık ve şişkinliğe iyi gelir, yaranın hızlıca iyileşmesini sağlar ve cildi nemlendirir

 

elma

Bir diğer mucize elma sirkesinin de ayakkabı vurmasına iyi geldiği söylenmektedir. Su toplayan yeri elma sirkesine batırarak veya sirkeyi pamuk yardımıyla sürerek yaranın hızlıca iyileşmesini sağlayabilirsiniz. Özellikle su kabarcığı patladıktan sonra uygulandığında enfeksiyonu önler. Biraz acıtabileceğinden kabarcığın etrafına yavaşça uygulayabilirsiniz.

 

deo

Yeni aldığınız bir ayakkabıyı giymeden önce ayağınıza deodorant sıkarsanız ayakkabı ayağınızın etrafında rahatça hareket eder ve su toplamasını önler.

 

kremm

Çinko oksit içeren pişik kremlerinin enfeksiyona iyi geldiği ve yara olan yumuşak dokuyu kurutarak çabuk iyileşmesini sağladığı bilgisi yaygındır. Yara olan bölgeye az miktarda uygulayarak deneyebilirsiniz.

 

cay

Soğutulmuş siyah çay poşetlerini bölgeye uyguladığınızda şişkinliğini alır. Aynı şekilde yeşil çay da tercih edebilirsiniz.

macun1

Özellikle tarçın gibi ekstra tat içermeyen diş macunlarını deneyebilirsiniz.

yum

Yumurtanın ayakkabı vurmasına iyi geldiği söylenmektedir. İnce bir tabaka halinde sürerek deneyebilirsiniz.

 

urunlr

Çay ağacı bitkisinden elde edilen ürünlerin antibakteriyel özelliğe sahip olduğu bilinmektedir. Bu sayede pek çok kişide işe yarayabilir. Ancak ufak bir bölgede denemekte fayda var. zira bazı kişilerde tahrişe neden olabilir.

 

*Bu yazı CNNTURK’ten alıntıdır.