Michael-Jordan-s-rookie-shoes

Jordan’ı tanımayanınız yoktur sanırım. Bu adam, gelmiş geçmiş en iyi basketbolculardan biri olduğu gibi aynı zamanda parayı en çok sevenlerin de başında gelmektedir. Adını verdiği Fly Jorden ya da Air Jordan, milyonlarca dolarlık kar elde etmiştir ve hala etmektedir.

Yukarıda resmini gördüğünüz basketbol ayakkabısını Jordan, 1984 sezonunda giydi ve geçen hafta 71.553 dolara alıcı buldu.

Daha öncede 1997 NBA finalinde giydiği ayakkabıyı da 104.765 dolara sattığı biliniyor.

aymod

Türkiye ayakkabıda o kadar iddialı bir noktaya geldi ki, Türkiye’de yapılan Aymod Ayakkabı ve Moda fuarı, kulvarındaki en büyük ikinci fuar olma noktasına erişti. Tabii ki birincisi Micam Fuarı, şimdilik :)

modaci

Bu fuarda genelde kışlık ürünler sergilendi. Bayanda binici botlar her zamanki gibi en revaçta olanlardı. Erkekte ise koyu renk, fermuarlı botlar fazlaca vardı.

stilist

Bu fuarın bir diğer özelliği ise fuarın girişine kurulan, Türkiye Ayakkabı ve Aksesuar Tasarımcıları Birliği tarafından tasarlanan Trend Alanı oldu.

expo

Özellikle iç piyasadaki büyük zincir mağazaların rağbet ettiği bu fuar, gün geçtikçe yurtdışından gelen alıcılarla büyüdüğünü hissetmemek mümkün değil.

Silikon Valisini bilirsiniz; şu Google’ın, facebook’un, twitter, Microsoft, Apple ve bir sürü teknoloji firmalarının ana ofislerinin olduğu yer. Dünya’nın teknolojisi burada üretiliyor dersek yalan olmaz. Burada çalışan bir arkadaşım beni geçen gün aradı ve giyilebilir teknoloji ayakkabıya da el attı dedi. Ben de ukala bir şekilde, o hoo, seni yeni mi duyuyorsun, en az 5 yıldır nike plus var ve bazı aplikasyonlarla, günde kaç adım attın, kaç kilometre yürüdün gibi bilgilere ulaşabiliyorsun dedim.

Fakat arkadaşım bana başka bir şeyden bahsetti, sıkı durun: Renk değiştirebilen ayakkabılar.

0

Resimde gördüğünüz beyaz ayakkabının ortasındaki gri bölüm, elektronik kağıttan meydana gelmekte ve bir pil ile çalışmakta. Akıllı telefonunuza indireceğiniz bir aplikasyon ile bluetooth sayesinde bu bölümü, giysinize göre değiştirebiliyorsunuz. Hatta ilave ücret ödeyerek, bilindik lüks markaların desenlerini dahi burada görebiliyorsunuz.

1

“Giyilebilir Teknoloji” ilk kez bu kadar hayatımıza dokundu. Pek tatmin edici değil belki ama ilerisi için muazzam ışık veriyor bu çalışma.

2

Anladığım kadarıyla 169 Dolar gibi bir fiyata bu ürüne sahip olabiliyorsunuz. Bakalım bir kaç yıl sonra ayakkabı da, cep telefonu gibi bir değişim yaşayacak mı?

Ayakkabi

Robotların günlük yaşamda kullanımına dair bir uygulama daha Japonya’da hayata geçirilmiş. Ayakkabılarının hafifliğiyle tanınan bu marka, müşterilere yeni ayakkabılarını insansız hava araçlarıyla servis etmeye başlamış.

Müşteriler, tabletlerine indirdikleri bir aplikasyon üzerinden alacakları ayakkabının numarasını, rengini ve modelini giriyor ve bağlı oldukları sistemden sipariş komutunu alan insansız hava aracı da raftaki ayakkabıyı müşteriye teslim ediyormuş.

Ne diyelim; bu daha başlangıç, teknolojiye devam :)

 

micam

Her sene olduğu gibi, bu sene de Milano’da yapılan dünyaca ünlü Micam Ayakkabı Fuarı’na davetliydik. Bu yazımda size “önümüzdeki kış şu tarz kalıp moda, şu model moda ya da şu renkler öne çıkmış” konularından bahsetmeyeceğim.

micam2

Fuara girişte ilk dikkatimi çeken, Türk Ayakkabı sektörü ilk kez bu kadar çok firmayla temsil edildiği oldu. 50’ye yakın Türk firması, dünyaca ünlü Micam Ayakkabı Fuarında stand açmıştı. Başta İstanbul olmak üzere, İzmir, Gaziantep gibi ayakkabı üretiminde söz sahibi şehirlerimizden de katılan firmalar vardı.

micam3

Fuar sönüktü. Rusya’nın ne kadar büyük bir alıcı olduğu böylece kanıtlanmış oldu. Rusya’daki ekonomik kriz, tüm firmaları zora sokacağa benziyor.

micam4

Türk ayakkabı sektörünün dünyadaki tanıtımını üstlenen Deri Tanıtım Grubu’nun reklam kampanyası da bir hayli ses getirdi.

micam5

Bu kriz bence Türkiye’ye yarar. Neden diyecekseniz; fuarda İtalyanlar tarafından toptan satış fiyatı  “80-100 Euro” olan bir ürün, Türkler tarafından “50-60 Dolar” a üretilmektedir. Pariteyi de işin içine eklerseniz, % 100’e yakın fiyat farkı olduğunu söyleyebilirim.

micam6

Sonuç olarak ben ayakkabı sektörünün geleceğinden umutluyum tabii şu tasarım ve tasarımcı sorununu çözebilirsek.

Arkadaş bu “selfi” denen şey neyse valla bu işin suyu çıktı. Kelli felli, takım elbiseli koca koca adamlar ellerinde selfie çubuğu taşıyıp, olur olmadık yerlerde, japon genç kız turist gibi çıkartır oldular. Olay o kadar büyüdü ki, artık selfi denen resim çekme tekniğinin alt kolları oluştu.

shoeselfie

Bu selfi çeşitlerinde bizi ilgilendiren bir tane var ki, bahsetmezsek olmaz. Bunun adı “Shoe Selfie”. Instagram, Tumblr, Pinterest, Twitter ve benzeri sosyal medya ağlarında şu sıra en büyük çılgınlık, ayağındaki ayakkabıyı (ne tür olursa olsun) çekip bu sosyal paylaşım sitelerinden birine yüklemek. Yukarda saydığım siteler arasına, Facebook’u koymayı unutmuşsun dediğinizi duyuyorum ancak unutmadım. Son yıllarda Facebook’un popülaritesi maalesef azaldı ancak konumuz bu değil :)

shoeselfies

Hadi durmayın, sizde ayağınızdaki ayakkabı, bot, çizme, ya da ne varsa çekip, hashtag’ini #shoeselfie” yapıp saydığım sosyal medya ağlarından birinde paylaşın.

sheselfi

cowboyboots

kovboy ayakkabisi

Nikah memurluğundan temmuz için tarih almışsanız, aralık sonu- ocak başı gibi hazırlıklara başlamanız lazım. Yaşayacağınız ev, mobilya, halı, perde, tabak, kaşık, nevresim v.s. Ancak bu saydıklarım en kolayı.

kovboy cizmesi

 

Asıl zor olan ise düğün gününün planıdır. Düğünün yapılacağı yer, kimlerin geleceği, düğün yemeği, sandalye giydirim, masa süs seçimi, oturma planı v.s.

kovboybotu

 

Peki bundan daha önemlisi? Tabii ki gelinlik ve düğün konsepti. Türkiye’de “Star Wars” temalı düğün bile gördüm, ancak benim istediğim, görmek istediğim tema “Kovboy Temalı” bir düğün. Allah aşkına birisi bunu başarsın ve beni düğününe çağırsın :)

starwars2

untitled

Yukarıda gördüğümüz resim, 1990’larda seyretmeye doyamadığımız film olan Geleceğe Dönüş serisindeki bir sahne.

images

MAG 2015 adı verilen bu yeni model uçmuyor ya da sizi zıplatmıyor. Sadece bağcıklarında renkli ışık var. Ne diyelim, sadece pazarlama taktiği, ama olsun. Bizim gibi 30’lu yaşlardakiler için nostalji olmuş olur.B6ugeY6CUAACLL2

Severek aldığımız ayakkabılar ayaklarımıza vurunca acısından duramadığımız yaralara ve su toplamasına neden olabilir. İşte ayakkabı vurmasına iyi gelen öneriler…

 

Aloe Vera:

aleo vera

Aloe veranın iyileştirici gücünü hemen her sağlık sorununda görüyoruz. Aloe vera bitkisinin yaprağını kestikten sonra açığa çıkan jeli ayakkabının vurduğu yere uygulayabilirsiniz. Aloe vera anti enflamatuvar etki gösterir, kızarıklık ve şişkinliğe iyi gelir, yaranın hızlıca iyileşmesini sağlar ve cildi nemlendirir.

 

Elma sirkesi:

Elma Sirkesi

Bir diğer mucize elma sirkesinin de ayakkabı vurmasına iyi geldiği söylenmektedir. Su toplayan yeri elma sirkesine batırarak veya sirkeyi pamuk yardımıyla sürerek yaranın hızlıca iyileşmesini sağlayabilirsiniz. Özellikle su kabarcığı patladıktan sonra uygulandığında enfeksiyonu önler. Biraz acıtabileceğinden kabarcığın etrafına yavaşça uygulayabilirsiniz.

 

Koltukaltı deodorantı:

Koltukalti deodoranti

Yeni aldığınız bir ayakkabıyı giymeden önce ayağınıza deodorant sıkarsanız ayakkabı ayağınızın etrafında rahatça hareket eder ve su toplamasını önler.

 

Pişik kremi:

pisik kremi

 

Çinko oksit içeren pişik kremlerinin enfeksiyona iyi geldiği ve yara olan yumuşak dokuyu kurutarak çabuk iyileşmesini sağladığı bilgisi yaygındır. Yara olan bölgeye az miktarda uygulayarak deneyebilirsiniz.

 

Siyah çay:

siyah cay

 

Soğutulmuş siyah çay poşetlerini bölgeye uyguladığınızda şişkinliğini alır. Aynı şekilde yeşil çay da tercih edebilirsiniz.

 

Diş macunu:

dis macunu

 

Özellikle tarçın gibi ekstra tat içermeyen diş macunlarını deneyebilirsiniz. Sivilcelerde uygulanan diş macunu ayakkabının vurduğu yere de iyi gelebilir.

 

Yumurta:

yumurta

 

Yumurtanın ayakkabı vurmasına iyi geldiği söylenmektedir. İnce bir tabaka halinde sürerek deneyebilirsiniz.

 

Çay ağacı ürünleri:

 

cay agaci

 

Çay ağacı bitkisinden elde edilen ürünlerin antibakteriyel özelliğe sahip olduğu bilinmektedir. Bu sayede pek çok kişide işe yarayabilir. Ancak ufak bir bölgede denemekte fayda var. zira bazı kişilerde tahrişe neden olabilir.

Topuklu Ayakkabi

Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Sinan Karaoğlu, topuklu ayakkabı seçiminde dikkat edilmesi gerekenler hakkında şu bilgileri verdi:

“Günümüz koşullarında özellikle iş yaşamındaki kadınların tercih ettiği topuklu ayakkabılar, estetik görünümün altında ayak ve vücut sağlığına zarar vermektedir. Ayak bileği incinmeleri, bacak, diz ve bel ağrılarına yol açmaktadır. Yüksek topuklu ayakkabı, yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğuna göre ayakkabının seçiminde ayaklara en az zararı verecek olanın tercih edilmesi gerekir. Her adımda vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 50’si ayağın ön tarafına, yüzde 50’si de topuğa yüklenir. Ayakkabının topuğu ne kadar yüksek olursa ayağın önündeki yük de buna bağlı olarak artar.

5 CM’DEN FAZLAYSA DİKKAT!
5 cm yüksekliğindeki topukta normal yürüyüş bozulur. 7.5 cm’lik topuk yüksekliği ayaktaki yük ve basınç miktarını 7 kat artırır. Normal günlük aktivitelerde yüksek topuklu ayakkabı giyenler, gün içinde 6 km’den fazladan yürüyüş yapmış kadar ayaklarına ilave yük bindirir. Yüksek topuklu ayakkabı, ayaktaki ağrı ve şekil bozukluklarının yanı sıra diz ve bele de zarar verir. Denge çabuk bozulduğu için ayakta burkulma riski artar, ayak bileğindeki bağ ve eklemlerde zedelenmelere yol açar. İlave olarak bacak arkasındaki kas ve bağların kısalması, bacak ön ve yan bağlar ile kasların gerilmesi ve zorlanmasına neden olur.
TOPUKLU AYAKKABININ DA UYGUN OLANINI SEÇİN
Topuklu ayakkabı seçilirken topuk yüksekliğinin 3 santimetreye kadar olması ayakta herhangi bir soruna yol açmamaktadır. Ancak 5 santimetreden fazla topuk yüksekliğine sahip olan ayakkabıların eğer ön kısım yükseltilmemiş olanları tercih edildiğinde, ayak bileğinin arka kısmının sıkışması ile ortaya çıkan “balerin hastalığı” oluşma riski artar.
Bunun yanında denge problemleri de ortaya çıkacağından yürürken ayak bileğinin burkulması hatta kırılması bile söz konusu olabilir. Bu nedenle yüksek topuklu ayakkabı giyerken rampa miktarının azaltılması için ön kısmı yükseltilmiş yani platformlu olanları tercih edilmelidir. Bu, topuk yükseltisini dengeleyerek balerin hastalığı başta olmak üzere ayak bileğinde ortaya çıkabilecek sorunları da azaltacaktır.
İŞTE TOPUKLU AYAKKABI GİYME KURALLARI!
- Yüksek topuklu ayakkabı mümkün olan en kısa sürede ayaktan çıkarılmalı.
- Eğer işe giderken giymek zorunda olanlar yanında topuksuz bir ayakkabı götürmeli ve masasına oturduğunda ayakkabısını değiştirmeli.
- İş yerine gidiş gelişlerde topuksuz ve rahat bir ayakkabı tercih edilmeli.
- İş yerindeki molalar esnasında bacak kasları esnetilmeli
AYAĞINIZLA ALFABEYİ YAZIN!
- Ayak, bacak, uyluk ve bel kaslarına yönelik esnetme ve germe egzersizleri yapılmalı.
- Topuklu ayakkabıların ayakta en kısa sürede kalacak şekilde kullanılması gerekir. Özel bir davet ya da toplantıda birkaç saat ayakta kalması söz konusu ise ayakkabıyı çıkardıktan sonra ılık su masajları ve egzersizler yapılmalı.
-Ayağın çevresi etrafında döndürülmesi ve alfabe egzersizleri de ayakların dinlendirilmesi için yararlıdır. Ayağın başparmağı ile A harfinden başlayarak alfabenin tüm harflerinin başparmak ile havaya çizilmesi, ayağın her yöne hareket etmesini sağlayacaktır.
* Bu yazı Posta Gazetesi’nden alıntıdır.