Lula: “Yves Saint Laurent’in ayakkabıları favorilerim”


Moda ve internetle haşır neşir olanlar Lula ismine yabancı değil; ‘thesubjectiknowbest.com’ sitesinde sezonun en önemli trendlerini belirleyen ‘dijital kâğıt bebek’ Lula, o kadar popüler oldu ki yazılı basına taşarak kendi moda dergisi HERSELF’i yarattı. Sanal ortamda doğan Lula’yı kimin ya da kimlerin yarattığı bir sır ancak ‘yakın arkadaşları’ Barbie, Kleopatra, Frida Kahlo ve Kate Moss gibi isimlerle çekim yaparak moda alanında bir ilke imza atan Lula, hikâyesini Radikal’e anlattı.

Lula’yı yaratma fikri nasıl gerçekleşti?
Doğumum çizimle gerçekleşti, sonra internete ayak uydurmam için üzerimde dijital olarak oynamalar yapıldı. Hayata geçiş sürecim çok eğlenceliydi, bir sürü muhteşem elbiseyle poz verdim, mükemmel poz için defalarca çizildim ve harika işbirliklerine girdim. Büyük uğraş sonucu yaratıldım kısacası.

Lula çevrimiçi dünyada doğdu ama şimdi yazılı basında da HERSELF dergisiyle yerini aldı. Geleneksel medya anlayışına da geçiş yapma ihtiyacı nasıl doğdu?
Dijital dünyayı çok seviyorum ve her zaman oraya ait olacağım. Ama gazete her zaman basılı olarak var olacak. Dergilerin de her zaman prestiji olacak. Dünyamı sayfalarda da yansıtma fikri beni büyüledi kısacası.

İlk sayının kapağında neden Kate Moss’u kullandınız?
Derginin ana konsepti ve en güçlü noktası moda. Haliyle “İlk sayıda kimi kullanmalıyız?” sorusunun cevabını bulmamız basit oldu.

Dergide Frida Kahlo, Barbie ve Anna Wintour’lu moda çekimi var.Bu kadar farklı ve ilgisiz isimleri bir araya getirme fikri nasıl oluştu?
Onları kullandım çünkü hepsi muhteşem ve ilham verici. Stilleri konusunda tahmin yürütmek de imkânsız, yaptıkları da son derece zihni zorlayan işler. Ortak noktaları yeniden ne yapacaklarını önceden kestirmenin güç olması; ben de dergimde sınırları zorlamayı amaçlıyorum.

Lula, Anna Dello Russo ve Rachel Zoe gibi stil ikonlarına dönüşüyor. Tüm zamanların stil ikonu kim?
Sürekli estetik arayışı içerisindeyim, hayat felsefem bu. Bunu sağlamak için sadece beğendiğim tasarımları giymekle kalmıyorum, kimi zaman benim stilimden farklı olmakla birlikte yine de muhteşem tarza sahip olan kadınların görünümlerine de yer veriyorum. Tüm zamanların stil ikonuna gelince, yakın arkadaşım Frida Kahlo. Renk konusunda çok zevkli olmakla birlikte sürreal yaratıcılığı ve muhteşem karakterine nefes kesici.
Kimi zaman Katar Emiresi Şeyha Mozah Bint Nasır kılığında da poz vererek türban takıyorsunuz…
Kapanmanın şık görünmeye engel olduğunu düşünmüyorum, herkes şık görünebilir. Stil sahibi olmak kişinin ruhundan gelir.

Bu sezonun favori parçaları sizce neler?
Givenchy’nin kesimleri, Carven’in günlük giysileri, McQueen’in dantelli tasarımları ve Yves Saint Laurent’in ayakkabıları favorilerim. Bunun dışında koleksiyonların bütününe bakacak olursak, Calvin Klein’ın yalın çizgisine, Nina Ricci’nin şekerliğine ve son olarak da Jil Sander’ın pratikliğine ve kullanışlılığına bayıldım.

Hakan Yıldırım, Erdem Moralıoğlu ve Hüseyin Çağlayan gibi Türk modacıların tasarımlarıyla sıklıkla poz veriyorsunuz. Favoriniz kim?
Şu aralar Hakaan’a (Hakan Yıldırım) takmış durumdayım. Onu çok seviyorum, mini elbiselerini birçok kez giydim, kesimleri tek kelimeyle olay. Genel olarak da Türk tasarımcılara bakarsak zaten modanın önemli bir parçası durumundalar. Moda tarihinde izini bırakmış ve bırakacak birçok Türk isim var.

Lula yollarda, farklı moda merkezlerinin caddelerinde poz veriyor. Onu İstanbul Moda Haftası’nda da görme şansımız var mı?
Tabii ki! İstanbul’u ilham verici buluyorum ve Türk motif, kesim ve kumaşları da bence çok yaratıcı.

* Bu yazı Radikal Gazetesi’nden alıntıdır.