Diyabetlilerin Ayak Bakımı

Diyabet hastalarının en çok önem göstermeleri gereken organları ayaklarıdır. Ayak bakımı diyabet hastalarına özellikle altı çizilerek anlatılır. Bu hastalığın ayaklar üzerindeki etkisini hep birlikte öğrenelim ve buna göre tedbirimizi alalım.

Diyabetlilerde yıllar içinde dikkat edilmesi gereken önemli bir konu ayak bakımıdır. Çeşitli nedenlerden dolayı diyabetlinin ayaklarına özel itina göstermesi gerekmektedir. Bunlardan ayak ve bacak damarlarındaki daralma ve benzeri dolaşım bozuklukları, önemlidir. Diyabet, yaşlanma, sigara içimi gibi nedenlerle bacak damarlarında sertleşme, kireçlenme ve dolaşım bozukluğu ortaya çıkmaktadır.
Diğer yandan tedavisiz ve kontrolsüz diyabette bacak ve ayaklardaki sinirlerin işlevleri bozulmakta, ağrı, sıcaklık ve dokunma hissinde azalma olabilmektedir (nöropati). Böylece ayaklardaki yaralanmalar hissedilmemekte, fark edilememekte olaya, enfeksiyon (iltihap) eklenmekte ve fark edildiğinde tedavisi zor olmaktadır.
Unutulmaması gereken nokta; vücudun ağırlığını taşıyan ve en çok baskı altında kalan organlardan biri olan ayakların, yaralanmalara en açık organ olduğudur.
Bahsettiğimiz bu risk faktörleri, hastalıkla uzun süre beraber yaşayan ve kan şekeri kontrolü iyi olmayan hastalarda daha sık görülmektedir.
Nöropati ile ayak yaraları nasıl oluşur?
Ayaklara batabilen çivi, iğne gibi yabancı cisimlerin ağrısı hissedilmez, iltihaplara zemin hazırlar.
Çoraplardaki kıvrımlar, ayakkabı yaralamaları (vuruklar) ayakkabı içinde unutulmuş küçük kum ve v.b. maddeler, ayaklarda tahriş ve küçük yaralanmalara neden olabilmekte ancak bunların ağrısı hissedilmediğinden olay ilerlemektedir.
Ayaklarının üşüdüğünden yakınan ve ısınmak için ayaklarını soba ve kalorifere yaklaştıran diyabetlide yanık ortaya çıkabilmektedir.
Tırnak batmaları ağrı vermediğinden olaya enfeksiyon eklenmesi ve ayağın şişmesi ile hasta olayın farkına varmaktadır.
Ayak sorunlarının büyük çoğunluğu, uygun olmayan ve yetersiz ayak bakımı ve ayakkabı sorunları ile ortaya çıkmaktadır. Tırnakların yanlış kesilmesi, tırnak batması, nasırlar, ayaklarda kesik, ayakkabı vurmaları, yanıklar, parmak aralarındaki mantarlar en sık rastlanan ayak yarası oluşma nedenleridir.
Hangi ayak tehlike altındadır?
Ayaklarınız kuruyorsa
Parmak aralarında mantar varsa
Ayaklarınızda kabarcıklar, su toplamaları oluyorsa
Ayaklarda nasır varsa
Ayaklarda üşüme, duymada, dokunmada hissizlik varsa
Sigara içiliyorsa
Tırnaklar kalınlaşma, şekil değişimi veya içe kıvrılma varsa
Bu kadar dramatik sonuçları olabilen ayak sorunları nasıl önlenebilir?
Doktorunuza gittiğinizde ayaklarınızı muayene ettirmeli, nöropati, dolaşım bozukluğu olup olmadığını öğrenmelisiniz. Doktorunuz bu konuda size yardımcı olacaktır.
Ayaklarınızın günlük bakımını ihmal etmemelisiniz. Günlük bakım için aşağıdakileri uygulayın;
Hergün ayaklarınızı ılık (suyun sıcaklığını dirseğinizle kontrol edin) su ile ve sabunla yıkayın. Yumuşak, temiz bir havlu ile iyice kurulayın. Ayaklarınız kuruyorsa nemlendirici bir krem kullanın. Ayak tabanınızı bir ayna yardımı ile muayene edin. Su toplamaları varsa bunlara dokunmayın.
Tırnaklarınızı törpü ile kısaltın ve düz olarak kesin. Tırnaklarınız içe kıvrılıyorsa doktorunuza gösterin.
Nasır varsa bunları jiletle kesmeyin. Banyoda yumuşattıktan sonra yavaş ve nazikçe ponza taşı kullanabilirsiniz.
Çıplak ayakla dolaşmayın
Ayaklarınız üşüyorsa yün çorap giyin. Elektrikli battaniye, kaynar su torbası, buyot, seyyar ısıtıcı ile ayağınızı ısıtmayı denemeyin.
Ayakkabınız yumuşak, orta büyüklükte topuk yüksekliği olan, sıkmayan gevşek de olmayan bir ayakkabı olmalı, ayağınızı terletmemelidir. İlk aldığınızda ayakkabınızı günde en fazla 2 saat giyin. Ayakkabınızı giymeden önce (çivi, taş, kum parçaları, diğer yabancı cisim yönünden) içini elinizle kontrol edin.
Ayak yaralanmaları varsa ne yapılmalıdır?
İlk yapılacak olan dinlenmek ve yürümemektir. Ayak yarası baskı altında kaldığında iyileşmemektedir. Bunun yanında tendürdiyot, mersol, oksijen gibi maddeler ve merhemler kesinlikle doktorunuzun kontrolü ve önerisi olmadan kullanılmamalıdır. Bir gün bile gecikmeden doktora müracaat edilmelidir.