Archive for the ‘Ayakkabı’ Category

HakanAkkaya1

Geçen gün Türkiye’nin önde gelen taban-kalıp ve ökçe üreticisini ziyaretim sırasında Hakan Akkaya’ya rastladım. Daha önce onu hiç bu kadar yakından görmemiştim. Çok bakımlı birisi olduğunu söyleyebilirim. Yüzü o kadar sağlıklı ve genç gözüküyordu ki, üzerindeki özensiz, solmuş, siyah T-Shirt’ü ve 98 TL’lik Levi’s pantolonu hiç gözümü tırmalamadı. Ayakkabısı ise siyah, sıradan, takım elbise altına giyilmesi gereken klasik bir kösele ayakkabıydı.

Sanrım 2013-2014 kış sezonu koleksiyonunu hazırlamak için gelmişti oraya. Yanında 3 bayan vardı. Şöyle göz ucuyla seçtikleri modellere bakınca, hep eski sezonlara ait ökçe ve tabanları seçtiklerini görünce çok şaşırdım. Kendisi tekstil kökenli olduğu için ayakkabıdan çok anlamasını beklemek yanlış olurdu ancak yanında çalıştırdığı 3 kişiden en az birisininsin ayakkabıdan iyi anlamasını beklerdim.

Bir an git, kendini tanıt ve yardımcı ol dedim kendi kendime. Sonra boş ver, iyilikten maraz doğmasın dedim :)

HakanAkkaya2

Bu yazımı okuyorsan Hakan:

1)      Önümüzdeki sezon sivri kalıplar moda olacak.

2)      Kapitone dikişler nasıl ki tekstil ve deri cekette bu yaz çok gördüysek, önümüzdeki sezon bu ayakkabıda da görülecek.

3)      Seçtiğin altın galvanizli, 5 pont ökçe çok arabeskti, aklından bile geçirme.

4)      Bu sene ökçe üstüyle saya altı arasına parlak aksesuarları sıkıştırmak moda. Bunu da ancak ayakkabı aksesuarı satan aksesuarcı- takacılarda bulman mümkün. Bir ara oralara da uğramalısın.

5)      Kendine ayakkabı sektöründen bir yardımcı bul. İstanbul Üniversite’sinde 2 yıllık dericilik yüksek meslek okulunda, Aydın Üniversitesi’nde ayakkabı tasarımı bölümünden mezun çok kaliteli gençler var. Bakmakta fayda var.

Sonuç olarak Hakan hakkındaki görüşlerimi özetlersek; genç ve başarılı birisi. Ayrıca çok da nazik ve etrafına positif elektrik veriyor. Ona bol şans ve başarı diliyoruz. Neyse bu günlük bu kadar dedikodu yeter. Dağılın hadi :)

palyaco ayakkabisi3

3.500 yılı aşan bir tarihe sahip olan palyaçoluk günümüzde ülkemizde bir sanat  faaliyeti olarak anılmasa da, dünyanın birçok ülkesinde büyük ilgi görmektedir.  Saraylarda “soytarı” olarak görev yapan palyaçolar özellikle Orta Çağ’dan  itibaren Avrupa coğrafyasının ilgi çeken figürleri arasına girmiştir. Palyaço  kelimesi Türkçede; sergilediği performans ile izleyicileri güldüren ve  eğlenmelerini sağlayan, absürt giyimli, yüzü aşırı miktarda boyalı oyuncu  anlamında kullanılmaktadır. Bu kelime, İtalyanca “Pagliaccio” kelimesinden  dilimize palyaço olarak girmiştir.

palyaco ayakkabisiKomik tiplerini absürt giyim ve makyaj ile destekleyen palyaçolar, gerçek üstü  kıyafetler ve aksesuarlar kullanılır. Renkli peruklar, çok farklı biçimlerde  makyaj, anormal derecede büyük ayakkabılar ve ilgi çekecek kadar garip olan  kostümler kullanan palyaçolar, sanat akımında “grotesk” olarak adlandırılan bir  akımı temsil etmektedir. Palyaçoluk binlerce yıldır saraylardan panayırlara,  özel davetlerden halka açık oyunlara kadar çok değişik alanlarda ve farklı coğrafyalarda yapıldığından, sanatçıların gösterilerinin içeriği de büyük oranda  farklılıklar gösterebilmektedir.

palyaco ayakkabisi1Neyse biz lafı fazla uzatmadan konumuza geri dönelim. Palyaço ayakkabısının başlıca karakteristik özelliği, ön kısmının buruna takılan kırmızı cisim gibi yüksek ve top gibi olmasıdır.

palyaco ayakkabisi2Renk olarak ise, dikkat çekici renkler seçiilir mesela kırmızı, mavi, sarı v.s

palyaco ayakkabisi5Haa, bir de tabanları yüksek olmalı.

palyaco ayakkabisi4

Piyasada bez olanları da var ancak uzun süre ayakta kaldığınızda ayakklarınızı üşütebilir, mutlu günün ardından mutsuz olabilirsiniz, benden uyarması.

 

 

MostExpensiveShoe

Üstte görmüş olduğunuz ayakkabının fiyatı 400.000 $’ın üstünde. TL’ye çevirirsek 750.000 TL civarı. Kathryn Wilson tarafından tasarlanan bu ayakkabıda 21,18 karat elmas kullanılmış. 50 saatte tasarlanan bu muhteşem ayakkabının giyilmek için değil, Ronald McDonald Evi Hayır Kurumu tarafından, açık arttırma için özel olarak üretilmiş. Yarım milyon doların üstünde alıcı bulması beklenen bu üründen 150.000 $’ın üzerinde derneğe kar sağlanması amaçlanmakta.

Topuklu ayakkabıları hepimiz seviyoruz ama kesinlikle en rahatı bile bir şekilde vuruyor ayağımızı. Gelelim nasıl bir yöntemle ayakkabılarımı genişlettiğime;

Ayakkabi

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki,ayakkabıcılara neredeyse ayakkabının 3te biri kadar para verip,genişlettirmek için uğraşmayın. Zira ben 5 ayakkabıyı da genişlettirdim, yaklaşık bir ayakkabı parası ödeyerek! İlk gün her şey iyi güzel, içine ıslak bez koydum falan ama hiç bir sonuç alamadım. Geçici bir genişleme olduğu doğru ama bir süre sonra yine aynı tas aynı hamam durumu kaçınılmaz.

Ayakkabi2
İhtiyacımız olanlar;
Bir çift sıkan/vurun/ızdırap çektiren ayakkabı
iki adet buzdolabı poşeti
Bir kaç bardak su :)

Ayakkabi3

Buzdolabı poşetlerini az miktar suyla doldurduktan sonra, altını üstünü iyice dezenfekte ettiğimiz ayakkabıların içine koyuyoruz. Hatta ben ayakkabıları da ayrı bir poşete koydum ki hijyenden taviz vermeyelim.

ayakkabi4

Ayakkabılar, dondurucunun boş bir yerine koyulur ve poşetlerdeki sular donana dek bekletilir (Yaklaşık 2-3 saat). Dondurucudan çıkartılan ayakkabılar, oda sıcaklığında, içindeki buzlar eriyene dek bekletilir. Poşetler çıkartılıp ayakkabılar giyilir :)

İşte hepsi bu kadar!

Öncesi ve sonrası diye düşünülürse, fark gerçekten memnun edici. Umarım işinize yarayacaktır. Bir defa yapıp yeterince genişleme sağlayamazsanız, ikinci, üçüncü defa uygulamaktan çekinmeyin. Ayakkabının kalıbına, esnekliğine, malzemesine göre bu durum değişebilir.

Deri ayakkabılarda daha iyi sonuç verir.

Kovboy çizmeniz varsa, sakın ha sakın eskiyince atmayın, bakın millet eski çizmelerinden neler yapmış :)

ayakkabi3

Çanta

ayakkabi2

Şarap kabı

ayakkabi4

Resim Çerçevesi

ayakkabi5

Dilek Ağacı :)

ayakkabi6Malzeme Çantası

ayakkabi7

Vazo

ayakkabi9

Ayna Çerçevesi

ayakkabi10

Sandalet

ayakkabi13

Tuvalet Aynası

Ayakkabı ve tekstil ürünlerinde fitalat tehlikesi devam ediyor!!!

Aldığınız ayakkabı, kırtasiye malzemesi eğer içerisinde plastiği yumuşatmak için kullanılan fitalat mevcutsa çocuğunuzda kanser, böbrek ve karaciğer bozuklukları, cinsel gelişim problemleri gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Fitalat maddesi Nisan 2011’de çocuk bakım gereçleri, kalemler, defterler, silgi, yapıştırıcı, makas, kalemtıraş, yağmurluklar, spor ayakkabılar, plastik terlikler gibi ürünlerde kullanılmasının yasaklanmıştı ancak tehlike devam ediyor.

Sağlıklı ürün kullanılması halinde maliyetin en fazla yüzde 10 artacağını açıklayan yetkililer, su ve et ürünlerinde yapıldığı gibi devletin, ayakkabı ithalatçılarını denetleyip fitalat gibi kanserojen maddeleri kullanan markaları teşhir etmesi gerekmektedir.

O yüzden siz siz olun, Çin malı ayakkabı giymeyin…

Adidas yetkililerinin dün New York City’de yapmış oldukları basın toplantısına katıldım. Söyledikleri lafları çok iddağalı buldum açıkçası. Dediklerine göre, yeni sundukları taban teknolojisiyle koşu ayakkabısına yeni bir boyut kazandıracaklarını ve koşu kültürünü kökten değiştireceklerini iddaa ettiler.

Bu değişimi “Boost” adını verdikleri bir maddeyle yapacaklarını söylediler. Boost kelimesinin tam tükçe karşılığı “Arttırmak, itelemek”. Normal spor ayakkabıların taban kısmı çoğunlukla Eva denen bir maddeden yapılmaktadır. Boost adını verdikleri ve kendi buluşları olduğunu söyledikleri bu teknoloji yakın zamanda Türkiye’de de satışa sunulacak.

Bana sorarsanız umutları yükseltmenin bir manası yok. 2 hafta sonra İstinye Adidas mağazasından siz de deneyebilirsiniz.

Paris Hilton: 43

Kenan İmirzalioğlu: 47

Bülent Ersoy: 44

Ata Demirer: 46

Tuğba Özay: 42

Zeki Müren: 39

Çağla Şikel: 42

Deniz Seki: 42

Nicole Kidman: 43

Kıvanç Tatlıtuğ: 46

Burdaki “Ağır” baskın manasında, öne çıkmak, göze çarpmak manasında yani olumlu manada kullandım. “Sizi şişman gösterir” olarak sakın yorumlamayın. Bunu kim mi diyor, bunu New York jet sosyetesinin trend dizaynırlarından Tabitha Simmons söylüyor.

Ayrıca düz taban olan ayakkabılar vücudun eğimini, bacakları ve baldır kısmını öne çıkartıyormuş.

2013’ün ilk yazısını, Helena Christense’in Reebok’un EasyTone serisi için çektirdiği reklam afişleriyle açıyorum efendim. Tatlı başlıyalım tatlı bitirelim bu seneyi

En sevdiğim reklam kampanyalarından birisi olan Reebok- EasyTone modeli afişleri 2010 senesinin 12 Ağustosunda dünya lansmanı olmuştu.

Bilindiği gibi 2005 yılında Alman Adidas firması tarafından satın alınan İngiliz Reebok markası, bu tarihten sonra hızlı bir atağa kalktı.

Ayrıca bi ara Reebok, Armani için özel bir seri bile çıkardı.

Velhasıl Kelam (Long story short) Reebok’tan önümüzdeki yıllarda daha büyük ataklar bekliyoruz.

Bu resimler de benim sizlere 2013 hediyem olsun :)